Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:
Sevgili İstanbullular, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın değerli mensupları, kıymetli hanımefendiler, beyefendiler, istikbalimizin teminatı sevgili gençler, hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerin vasıtasıyla 39 ilçesi, 16 milyon nüfusuyla tüm İstanbul’u yürekten selamlıyorum. Meydanlara sığmayan şu ilginiz için her birinize teşekkür ediyorum.
Açılışını yaptığımız Halkalı-İstanbul Havalimanı Metrosu Halkalı-Arnavutköy kesiminin ülkemize, milletimize, hat üzerindeki yerleşim yerlerimize ve tüm İstanbul’a hayırlı olmasını diliyorum. Bu hattın İstanbul’umuza kazandırılmasında emeği geçen Ulaştırma Bakanlığımızı, sinyalizasyon sistemini geliştiren ASELSAN ve TÜBİTAK’ı, yüklenici firmalarımızı, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum.
Sultan Fatih’in şehrine, yine Sultan Fatih’in tavsiyelerini kendimize rehber kılarak aşkla hizmet ediyoruz. Ne demişti o büyük sultan? ‘Hüner, bir şehir bünyad etmektir; reaya, kalbin abad etmektir.’ İşte biz de meftunu ve maşuku olduğumuz güzel İstanbul’umuzu mamur etmek, ihya ve inşa etmek, İstanbul halkını hak ettiği hizmet standardıyla buluşturmak için gece gündüz koşturuyoruz.
Bilhassa raylı sistemler noktasında büyük bir çaba içindeyiz. İşte şimdi buraya gelirken 120 kilometre hıza kadar ulaştık. 16 milyon nüfusu, yıllık 20 milyona yaklaşan ziyaretçisiyle dünyanın en büyük metropollerinden biri olan şehrimizi demir ağlarla ilmek ilmek örüyoruz.
16 istasyondan oluşan 69 kilometre uzunluğundaki Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi’ni iki ayrı koldan hayata geçirdik. 37,5 kilometrelik Gayrettepe-İstanbul Havalimanı ve 31,5 kilometrelik Halkalı-İstanbul Havalimanı metrosu olarak şehrimizin hizmetine verdik.
Gayrettepe’den Halkalı’ya kesintisiz ulaşım imkanı sağlayacak hattımızın Gayrettepe’den Arnavutköy’e kadar olan 47 kilometrelik kesimini geçtiğimiz yıllarda devreye aldık. Kağıthane-İstanbul Havalimanı kesimini 22 Ocak 2023’te, Kağıthane-Gayrettepe arasını 29 Ocak 2024’te, Arnavutköy-İstanbul Havalimanı kesimini ise 2024 yılının mart ayında İstanbul halkının istifadesine sunduk.
Daha önce hizmete açtığımız bu 47 kilometrelik kesimde İstanbul Havalimanı’nda yapacağımız hızlı tren hattı, Kağıthane istasyonunda Mahmutbey-Mecidiyeköy-Kabataş metro hattı, Gayrettepe istasyonunda Yenikapı-Hacıosman metrosu ve metrobüs ile entegrasyon sağladık. Arnavutköy-İstanbul Havalimanı kesimindeki Arnavutköy, Hastane ve Taşoluk istasyonlarını da bu sisteme dahil ettik.
Böylece başta bu hatlar üzerinde yaşayan kardeşlerimiz olmak üzere milyonlarca İstanbullunun ulaşımını ciddi ölçüde kolaylaştırdık. Şimdi bütün bu çalışmalarımızı taçlandırıyoruz. Toplam 69 kilometre uzunluğundaki metro projemizi bugün tamamlayarak Türkiye’yi en uzun ve en hızlı metro hattıyla buluşturuyoruz.
Halkalı-Arnavutköy kesiminin hizmete girmesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da en uzun metrolarından biri tamamlanmış oldu. Metro hattımızın 22 kilometre uzunluğundaki Halkalı-Arnavutköy kesimi; İbn Haldun Üniversitesi, Kayaşehir, Olimpiyatköy, Halkalı Stadı ve Halkalı olmak üzere 5 yeni istasyona sahiptir.
Bu istasyonlar sayesinde önemli bağlantılar tesis edilmiştir. Kayaşehir istasyonunda Bakırköy-Kirazlı-Başakşehir-Kayaşehir metrosu ile, Olimpiyatköy istasyonunda ise Ataköy-İkitelli-Olimpiyat metrosu ile entegrasyon sağlandı. Halkalı Stadı istasyonunda yapımı devam eden Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey-Bahçeşehir-Esenyurt metrosu ile bağlantı kuruldu.
Halkalı istasyonunda da yüksek hızlı tren hatları, Marmaray, Halkalı-Bahçeşehir banliyö hattı ve Yenikapı-Kirazlı-Halkalı metrosu ile tam entegrasyon gerçekleştirildi. Yani milyonlarca vatandaşımız İstanbul’un merkezi noktalarına zahmetsiz bir şekilde ulaşım imkanına kavuştu. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum.
Açılışını yaptığımız yeni hat sayesinde seyahat sürelerini de ciddi manada azaltıyoruz. Halkalı-İstanbul Havalimanı arasını 30 dakikaya, Halkalı-Göktürk arasını 43 dakikaya, Halkalı-Kağıthane arasını 54 dakikaya, Halkalı-Gayrettepe arasını ise 57 dakikaya düşürüyoruz.
Küçükçekmece-Kemerburgaz arası 50 dakikaya inerken, Başakşehir-Kağıthane arası da inşallah 48 dakika olacaktır. Projenin 25 senede vakitten 117 milyon saat tasarruf ettirmesini, ekonomik faydanın ise toplam 935 milyon euroyu bulmasını bekliyoruz. Bunların da şehrimize hayırlı olmasını diliyorum.
Kardeşlerim, “aşkınan çalışan yorulmaz”. Bu inançla İstanbul için raylı sistem çalışmalarımızı aralıksız devam ettiriyoruz. 4,5 kilometre uzunluğundaki Altunizade-Çamlıca Camii-Bosna Bulvarı metro hattının inşası sürüyor. İlaveten 6,3 kilometrelik Yavuztürk-Kazım Karabekir-Topağacı-Ümraniye Spor Köyü raylı sistem hattının yapımı da devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma Bakanlığımızca İstanbul’da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu 191 kilometreye çıkacak.
Şehrimiz yeni metro hatları kazandıkça İstanbul’un beceriksiz idarecilerinin elinde artık eziyete dönüşmüş trafiğini rahatlatacağız. Bunun da en büyük faydasını ise geç kalmamak için arabalarında uyuyan, araçlarını hafta içi yatakhaneye çeviren İstanbullu kardeşlerimiz görecek.
Milletin kaynakları; para kuleleri, baklava kutuları, kişisel kariyer hesapları yerine bugün burada olduğu gibi hizmete, esere, yatırıma harcandıkça hem İstanbul’un hem de İstanbullunun yüzü gülmeye başlayacak. Bunun için ne diyoruz? İstanbul beklemez diyoruz. İstanbul ihmale gelmez. İstanbul beceriksizliği, vizyonsuzluğu kaldırmaz diyoruz.
Merhum şair Orhan Seyfi Orhon’un; “Sihrinle, füsununla, gururunla, nazınla,
Altın Halicin, Marmara’n, aşık Boğazınla,
Endamını sarmakta ipek tüllü karanlık,
Türkün güzel İstanbul’u mesut uyu artık” dediği İstanbul’un gevşekliğe, umursamazlığa, boşvermişliğe asla tahammülü olmaz.
Bu şehri sevmek, aşkla hizmet etmeyi gerektirir. Bu şehre kıymet vermek, taş üstüne taş koymayı gerektirir. Bu şehri önemsemek, sorunlarıyla, dertleriyle ilgilenmeyi gerektirir. Biz de işte bunu yapmanın peşindeyiz. İstanbul’a olan şükran borcumuzu hakkıyla ödemenin gayretindeyiz. Kim ne derse desin, İstanbul’u kaderine terk etmemekte kararlıyız. İstanbul’un trafik başta olmak üzere sorunlar yumağı altında ezilmesine izin vermeyeceğiz. Dünyanın gözbebeği olan İstanbul’u hak ettiği yatırımlarla buluşturmaya inşallah devam edeceğiz.
İstanbul’umuza olan tutkumuzun, İstanbullu kardeşlerimize olan hizmet aşkımızın nişanesi olan metro hattımız hayırlı, uğurlu olsun diyorum.
Değerli kardeşlerim, emeği geçenleri, katkısı ve alın teri olanları yürekten tebrik ediyorum. İstanbul için çalışırken diğer illerimizi de elbette ihmal etmiyoruz. Pazartesi günü başkentimize stratejik önemi yüksek bir eser kazandırdık. 1933 senesinde yapılan ve uzun yıllar askeri havalimanı olarak hizmet veren Ankara Havalimanı’nı ihya ederek yeni çehresiyle ayağa kaldırdık.
Devlet konukeviyle, 2450 metreden 3000 metreye uzattığımız pist uzunluğuyla, 44 uçağın eş zamanlı olarak park edebileceği kapasitesiyle ve diğer imkanlarıyla Ankara gurur verici bir esere daha kavuşmuş oldu. Yarın Pendik’te donanmamızın ve Türk tersaneciliğinin gücünü gösteren bir törene katılacağız. 7-8 Temmuz’da ise aralarında Amerikan Başkanı Sayın Trump’ın da olduğu NATO liderlerini Türkiye’de ağırlamaya hazırlanıyoruz. Öncesinde 28-29 Haziran’da NATO Parlamenter Zirvesi İstanbul’da yapılacak.
Daha sonra yıl boyunca ülkemizin ev sahipliğinde birçok uluslararası etkinlik düzenlenecek. Yani 2026 senesi Türkiye için kelimenin tam manasıyla bir zirveler yılı olacak. Türkiye’nin marka değeri artacak, bölgesinin cazibe merkezi olduğu görülecek, küresel diplomasinin oyun kurucu aktörlerinden biri olduğu tescil edilecek.
Burada bir gerçeğin altını tekrar önemle çizmek istiyorum. Dünün kavramlarıyla, dünün ideolojileriyle, özellikle de dünün muhalefet tarzıyla bugünün meseleleri anlaşılamaz. Türkiye değişirken, dünya değişirken, dünya sistemlerinde köklü değişimler yaşanırken maalesef bizim muhalefet bunu bir türlü idrak edemiyor. 2026 senesinin Türkiye’sinde hala eski kalıplarla, eski alışkanlıklarla siyasetçilik yapmaya devam ediyorlar. Başlarını öyle bir kuma gömmüşler ki, bırakın dünyayı, ülkemizde ne olup bittiğinden haberleri bile yok.
Şimdi değerli kardeşlerim, biliyorsunuz muhalefet aktörleri yıllarca bizi acımasızca eleştirdiler. Lafa her başladıklarında bizim Libya’da, Suriye’de, Somali’de ne işimiz var diyerek bizi suçladılar. Selçuklu’nun, Osmanlı’nın, kahraman ecdadımızın emaneti olan gönül ve kültür coğrafyamıza sırtlarını döndüler. Ortadoğu bataklığı dışında sınırlarımızın ötesinde yaşayan on milyonlarca kardeşimiz için tek bir cümle dahi kuramadılar. Dünyadaki ve bölgedeki gelişmelere Türkiye merkezli bakmayı bir türlü başaramadılar. Son seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak karşımıza çıkan zat çareyi Amerika’dan uzman ithal etmekte ararken, onun yerine gelen 5 dakikacık bir görüşme için yabancılar karşısında 40 takla atıyor, adeta yalvarıyor.
Daha düne kadar yurt dışına Türkiye’yi şikayet turları düzenliyorlardı. Şimdi bir tanesi çıkmış, kötü siciline bakmadan bizi dış politikada şov yapmakla, tribünlere oynamakla, ülkemizi bölgesel krizlerin mezesi haline getirmekle itham ediyor.
İnanan insan kurduğu cümlelerin neresini düzelteceğini bilemiyor. Bir defa Türkiye, bölgesel krizlerin mezesi değil; işte en son İran savaşında olduğu gibi çözüm çabalarının baş aktörüdür. İkincisi, dış politika şov alanı değil; tecrübe, birikim ve dirayet gerektiren bir uzmanlık alanıdır. Üçüncüsü, biz ne içerde ne dışarda hiçbir zaman tribünlere oynamadık, aksine hep gönüller yapmanın, gönüller kazanmanın derdinde olduk.
Siz birbirinizle koltuk kavgası verirken biz yürüttüğümüz ince diplomasiyle bölgemizdeki çatışmaları dindirmenin kavgasını verdik. Siz birbirinizin kuyusunu kazarken biz elimizle, iğneyle kuyu kazar gibi barışa giden yolun önündeki engelleri kazıdık. Siz kimin hain, kimin işbirlikçi, kimin proje olduğunu tartışırken biz zorlu müzakere masalarında Türkiye’nin hak ve hukukunu savunduk.
Aslında bunlara daha önce de söyledim, bugün tekrar ediyorum: Dış politikada bize ders vermek sizin boynunuzu ziyadesiyle aşar. Eskisiyle yenisiyle sizin çapınız buna yetmez.
En iyisi siz bilgi, birikim ve liyakat gerektiren zor konularla uğraşmayın. Gidin, kapasitenize ve kalibrenize uygun işleri kovalayın. Mesela koltuk kapmaca, salon kapmaca oynayın. Eğer becerebiliyorsanız önce şaibesiz bir kurultay yapmayı öğrenin. Daha kavgasız, gürültüsüz tek bir gününüz yok.
Bir de çıkıp bize diplomasi dersi vermeye kalkışıyorsunuz. Hani derler ya; bu ne perhiz ne lahana turşusu. Kusura bakmayın ama size bu işten ekmek çıkmaz. Bizim sizin bitmez tükenmez kavgalarınıza ayıracak vaktimiz yok. Biz birilerine laf yetiştirmenin değil, sevgili gençlerimiz başta olmak üzere aziz milletimize hizmet etmenin, şehirlerimizi bünyad etmenin derdindeyiz. İnşallah bu şekilde de yola devam edeceğiz.
Bu vesileyle, yarın Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na girecek tüm gençlerimize yüce Allah’tan zihin açıklığı ve kolaylıklar niyaz ediyorum. Sınavınız nasıl geçerse geçsin, unutmayın sizler bu ülkenin geleceğisiniz, yarınlarımızın teminatısınız, ailelerinizin ve milletimizin gözbebeğisiniz. Sizlere güveniyoruz, sizlere inanıyoruz.
Yarın sabah A Milli Futbol Takımımız da Dünya Kupası’nda ikinci maçına çıkıyor. Bizim çocuklara Paraguay ile oynayacakları maçta başarılar diliyorum. Milli Takım’a destek veren tüm vatandaşlarımdan, üniversite sınavına girecek evlatlarımızı da düşünerek, maç heyecanını ölçülü yaşamalarını, gençlerimizi rahatsız edebilecek eylemlerden uzak durmalarını özellikle rica ediyorum.
Bu düşüncelerle, Halkalı-İstanbul Havalimanı metro hattımızın bugün hizmete açtığımız Halkalı-Arnavutköy bölümünün bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum. Bu metro hattının İstanbul’un hizmetine sunulmasında emeği geçenleri tekrar tebrik ediyor, sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.“
Hibya Haber Ajansı
